13 Temmuz 2013 Cumartesi

Bugün Yeniden Doğuşumu Kutluyorum...

Dünyayla tüm bağımı koparan bir yerde hapisim. Kendi içime hapsoldum. Dışarı çıkamıyorum. Korkuyorum oradan. Herkes kötü, her şey acı verici, mutluluklar geçici, insanlar sahte, maskeli yüzler var her yerde. 

Uzak; sevebileceğim her şey, güvende olacağım her yer uzak. Geldiğim yer buradan çok uzakta.

Sadece nefes alıyorum. Yaşamak gerçekten nefes almak mı? Ölü müyüm yoksa ben? Öldürebildiler mi beni?

Var mıyım? Bedenim var evet ama ‘ben’ var mıyım? Yok edebildiler mi beni?

Yapmalıyım. Bir yolunu bulup geri dönmeliyim. Dışarı çıkmalıyım. Düşünmeye başlamalıyım. Maskeli yüzler arasında maskesiz olarak dolaşmalıyım.  Yeniden ‘var olmalıyım’.

Canım acıyor. Nefes alışım zorlaşıyor. Kanımın damarlarında donduğunu hissediyorum.  Git gide derine batıyorum.

Sonra her şey duruyor.

Boşluktayız. Hayallerimle birlikte boşluktayım.

Ve her şey yeniden başlıyor.

Nefes alıyorum. Kanım yeniden akmaya başlıyor.  Düşünüyorum. Yavaş yavaş geri geliyorum.

Artık güvende olabileceğim yeri biliyorum. Sevebileceğim, güvenebileceğim her şeyin içimde olduğunun farkındayım.

Buradayım.  Tekrar ‘ben’ olarak yanınızdayım.

Ama bu sefer farklı. Düşünüyorum. Artık eskisi kadar da korkmuyorum. Canım acımıyor. Derinlere batmıyorum; yüzmeyi başarıyorum.

Bugün her şeyi bitiriyorum. Bugün yaşama ve ölüme yeniden başlıyorum.

Bugün yeniden doğuşumu kutluyorum…

7 Temmuz 2013 Pazar

Bir Tutam Rüya...

Ve sonra kaçarsın.

Koşa koşa kaçarsın.

Herkesten ve her şeyden.

Var olanlardan, olmayanlardan ve hiç olmayacaklardan...

Sonsuzluğa kadar kaçarsın.

Geride sadece bir rüya kalır.

Kopuk, yarı silik bir kayıt gibi ;

Artık kuramadığın hayallerden,

Düşünemediğin geçmişten,

Ve planlayamadığın gelecekten

Bir tutam rüya...